logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-23-2012
Saat: 01:37

İslamiyetim

İslami Güzellikler Diyarı
Site Map Contacts anasayfa

Üye Panelİ

Son Masaj
6 saat, 13 dakika
 ago
  • fetih 1453 : iyi geceler istanbuldan.
  • Misafir1448 : iyi geceler
  • talib : selamlar hocam hocalarimiza selamlar5 inseallah bereketli gecer
  • Master : Allah Kolaylık versin...
  • Misafir2021 : Ins bereketli gecer
  • fatih hoca : yarin hocalar seminerimiz var ......
  • fatih hoca : Kermes kosturmacasi var arkadaslar dua bekleriz .......
  • Misafir2021 : Iyiyiz elhamd.
  • fatih hoca : iyi aksamlar efendim bizler iyiyiz sizlerde iyisinuz ins.
  • Misafir2021 : HayIrli aksamlar herkese
  • almanyali-????? : Her insan Yagmur Tanesi gibidir, ya camura yagar, yada GÜL yapragina.....
  • fatih hoca : herkese hayirli hafta sonlari gunleriniz mubsrek olsun....
  • fatih hoca : bizimde bugun cumadan sonra kucuk pir program yaptikbdaha bitmedi
  • Misafir2021 : Guzeldi iyi baya
  • fatih hoca : dun programiniz nasildi efendim
  • fatih hoca : iyi bende tsk ederim...
  • Misafir2021 : Iyi siz?
  • fatih hoca : nasilsiniz misafir kardes..
  • Misafir2021 : Herkesin cumasi mübarek olsun
  • fatih hoca : herkese hayirli cumalar cumaniz mubarek olsun.
  • Misafir2021 : Sizler nasilsiniz
  • Misafir2021 : Güzeldi Baya
  • fatih hoca : iyi aksamlar guzel nickli kisi misafir nickli nasilsiniz festival nasildi
  • güzel k8 h e : iyi geceler proğram nasıldı kardeş
  • Misafir2021 : Hayirli aksamlar herkese
  • güzel k8 h e : herkese iyi günler istanbuldan elif hanım programınız hayırlı olsun ne ise o anlamadım ama... herkesede hoş günler dilerim istanbul dan....
  • fatih hoca : www.avrupaburda. com
  • Misafir2021 : Sizin sitenize giremiyorum
  • Misafir2021 : Ins bereketli olur
  • fatih hoca : festivalinuz bereketli gecer ins efendim.
  • fatih hoca : yeni sitelerimizede bekleriz efendim.avrupabu rda.com birde avrupareklam ajansi
  • fatih hoca : ne festivali efendimmmm
  • Misafir2021 : Bugun ahlende festival var buyrun gelin
  • rumeysa.deutschlan : hallo master wie geht es ihnen dort !!
  • rumeysa.deutschlan : guten morgen an alle !!! in deutschland
  • fatih h. : master iyi gunler efendim nasilsin
  • Master : S.Aleykum Hayırlı Günler Herkese
  • fatih h. : iyi aksamlar misafirler ve hollandali ve talib kardes herkese iyi aksamlar .
  • Misafir448 : herkese iyi aksamlar iyi okumalar.guzel ilahiler var
  • Misafir1095 : selam
  • Misafir448 : hollandadan slm lar .....
  • Misafir448 : hayirli günler nasulsiniz millettt
  • Misafir2021 : Hayirli günler heekese
  • talib : ikinci vatan almanyadan selamlar
  • Misafir448 : misafir 3999 ne yazdiniz anlasilmadi efendim.
  • Misafir3999 : adet geçirdikten ne kadar sonra ilişkiye girilmel
  • Fatih Hoca : Almanyadan herkese slmlar herkesin günü mübarek olsun tüm icden dua edenlerin duasi kabul olsun .....AMIN: dua beklerim arkadaslar.....
  • güzel k8 h e. : istanbuldan tüm annelerin Anneler günü kutlu ve mutlu olsun yüzlerinden gülücük eksik olmasın.AMİN.... .......
  • güzel k8 h e. : iyi geceler nasılsın.
  • Misafir2021 : Hayirli geceler herkese
+ -

Radyo İslam

Facebook’ta İslamiyetim

Namaz Vakti

Elif – Ba Öğreniyorum

Kur'an-ı Kerim Öğrenelim

Elif-Ba Oku Öğren

Elif-Ba İndir

E-Kitap Download

Download Kütüphane

Kitap İndir

Esmaül Hüsna

Manşetler

ZİYARETÇİ SAYACI

REKLAM ALANI

Web Tasarım

www.websabit.com

KATEGORİLER

Hz. Muhammed S.A.V.

KUR’ANI KERİM

Kur'anı Kerim

Hem Okuyun Hem Dinleyin

İSLAMİ ÇOCUK OYUNLARI

You are here: Home » Ateizm ve Eleştirisi » Nietzche ve Sartre’ın Varoluşçu Ateizmi

Nietzche ve Sartre’ın Varoluşçu Ateizmi

Modern dönemde ateizmin yayılmasında ve taraftar bulmasında rol oynayan iki önemli düşünür daha vardır. Bunlar Nietzche ve Sartre’dır. Kendi kültürlerine karşı isyankâr bir ruh yapısına sahip olan bu düşünürler birtakım duygusal, moral ve varoluşsal gerekçelerle Tanrı’yı reddetmiş, geleneksel (dinî ve ahlâkî) bütün değerleri yıkarak insanın özgürlüğüne dikkat çekmeye çalışmışlardır.
Söz konusu düşünürler özellikle hıristiyanlığın Tanrı anlayışına ve bu anlayış üzerine kurulan ahlâkî yapıya karşı amansız bir mücadele vermiş ve inançsız yaşamayı ilke edinmişlerdir. Bu düşünürlere göre hıristiyan ahlâkı da insanı küçültmüş ve özgürlüğünü kaybettirmiştir. Her iki düşünürü de bunalımlı bir dünyanın ortaya çıkardığı bunalımlı insanlar olarak nitelemek mümkündür.(73)

“Tanrı öldü O‘nu biz öldürdük” diyen Nietzsche bu ifadesiyle Tanrısız bir yaşam istediğini açığa vurmuştur. Tanrı’nın ölmesi de ona göre insan zihnindeki Tanrı kavramının yok edilmesi ve çıkarılıp atılması anlamına gelmektedir.(74) Bu durumda insan, Nietzsche’ye göre, özgürlüğünü ve onurunu yeniden kazanacak ve kendi özünü yine kendisi belirlemiş olacaktır.

Nietzche’den büyük çapta etkilenen Sartre da insanın özgürlüğü için Tanrı’nın yok olması gerektiğini öne sürmüştür. Ona göre Tanrı varsa özgürlük yok demektir. Bu durumda insan kendi özünü oluşturma imkân ve gücünden yoksun kalacaktır. Ona göre Tanrı var olmadığı için herhangi bir mutlak değerden de bahsedilemez. Dolayısıyla insan kendi değerlerini ve kendi dünya görüşünü yine kendisi yaratmak durumundadır. Dolayısıyla O dünyada kendi başına olup, yalnız kalmıştır.(75) Bu nedenle o özgürlüğe mahkûmdur. Özgürlük içerisinde de kendi özünü oluşturmak ve belirlemek zorundadır.

Gerek Nietzsche ve gerekse Sartre’ın fikirleri sadece Batı’da değil dünyanın değişik yerlerinde büyük bir heyecan uyandırmıştır. Pek çok düşünüre cazip gelmiş ümitsizliğe, karamsarlığa ve bunalıma düşmüş insanların tesellisi olmuştur. Ancak her iki düşünürün iddiaları Tanrı’nın varlığını çürütmekten ziyade onun ahlâkî açıdan var olmaması gerektiği gibi bir ön kabulle yola çıkılarak ileri sürülmüş haykırma ya da şikâyet türü şeylerdir. Muhatapları da hıristiyanlığın baskısından bunalmış, sıkıntıya düşmüş ve arayış içerisindeki insanlar olmuştur.(76) Ortaya koydukları şeyler de sıradan insanların benimseyebileceği düşünceler olmaktan ziyade, uçlarda gezen ve aykırı davranan kişilerin hoşuna gidecek olan düşüncelerdir.

Ayrıca Nietzsche ve Sartre’ın düşüncelerini doğrudan İslâmiyet’e yöneltilmiş bir eleştiri olarak da düşünmemek gerekir. Çünkü her iki düşünürün de reddettiği Tanrı İslâmiyet’in Tanrı’sı değildir. Görünen o ki bu düşünürler daha ziyade hıristiyanlık’la hesaplaşmaktadırlar.Bu kişiler Tanrı’nın (İsa) trajik bir biçimde çarmıha gerildiği, insanların günahkâr doğduğu ve kiliseye gidip vaftiz olmadıkça aklanamadığı, insanların günah işlediğinde (Ortaçağ’da görüldüğü gibi) acımasızca ateşe atıldığı, ölümden sonra da cehennemle korkutulduğu bir kültürde yetişmişlerdir. Yıllar süren din savaşlarının ve kilise baskısının altında ezilen bir toplumun fikrî özgürlüğünü seslendirmişlerdir.(77) Dolayısıyla böyle düşünürleri kendi şartları içerisinde anlamak ve değerlendirmek gerekmektedir. Projelerini ve ideallerini de evrensel bir norm olarak düşünmemek gerekmektedir.

Söz konusu düşünürlerin fikirleri önemli olmakla birlikte onları dine (İslâmiyet) karşı geliştirilmiş teorik itirazlar olarak görmek mümkün değildir. Bu kişilerin gözünde Tanrı, Tanrı olmaktan çıkmış başka bir hüviyete bürünmüştür. Dolayısıyla ne bu kişileri ikna etmek ne de zihinlerindeki kavramları kabullenmek mümkündür. Yapılabilecek en iyi şey onları kendi hallerine bırakmak ve zaman içerisinde yanılmış olduklarını görmeyi beklemek olacaktır. Bu kişiler ahlâk (özgürlük) ve erdemlilik adına Tanrı’yı inkâr etmişlerdir. Halbuki İslâmiyet’e göre Tanrı inancıyla birlikte ahlâklı ve erdemli olmanın yolları sonuna kadar açılmıştır.

Gerek Kur’ân’a ve gerekse Peygamber’in yaşamına bakıldığında insanlara daima ahlâklı, rasyonel ve kişilikli bir şahsiyete sahip olmalarının tavsiye edildiği görülecektir. Nitekim Tanrı insanı böyle bir yetenekte yaratmış ve ahlâklı olma imkânlarını önümüze sunmuştur. Hangi şartta olursa olsun erdemli yaşamanın ön koşulu bulunmamaktadır. Yani dini, dili, ırkı, sosyal statüsü, maddî durumu, sağlığı, huzuru, ne olursa olsun herkesin uyması gereken birtakım insanî ve ahlâkî normlar bulunmaktadır. İnsan olumsuz şartlarda dahi bu özelliğini korumalıdır. Dinin istediği budur. Dolayısıyla ateistlerin iddiasının aksine dinin (İslâmiyet) ahlâk konusunda olumsuz bir rolü bulunmamaktadır. Dini bu durumla itham etmekte dinî bilgisizliğin ve ideolojik bir tavrın sonucudur.

İster Batı’da olsun ister Doğu’da Tanrı’ya inandığı halde bazı insanların ahlâka aykırı tavır sergilemeleri o kişilerin eksikliğidir. Bu durumdan Tanrı’yı sorumlu tutmak mümkün değildir. Ahlâksızlığın kol gezdiği bir toplum yaşamına veya insanların zararına olan şeylere Tanrı’nın onay vermesi mümkün değildir. Dolayısıyla bazı ekonomik ve sosyal sıkıntılardan dolayı insanların ahlâksız olmaları veya içine düştükleri sıkıntıdan kurtulmak için Tanrı’yı reddetmeleri anlaşılır değildir. Bu noktada ateistlerin ileri sürdüğü özgürlük ideali de sorumsuzluk, kuralsızlık, dağınıklık ve kaos istemiyle eş anlamlı olacaktır.

İnsanın çoğu zaman duygusal bir varlık olduğu âşikârdır. Bu duygusallığın inanç, ahlâk ve bilim konularına da yansıdığı ve dolayısıyla yanıltıcı olabileceği gözden kaçırılmamalıdır. Bu yüzden birtakım hissi gerekçeler üzerine inançsızlığı inşa etmek, kişilerden ve bazı kurumlardan dolayı Tanrı inancına karşı çıkmak doğru olmayacaktır. Kaldı ki böyle bir tavır insana mutluluk kazandırmayacak, mevcut problemlerini de çözmeyecektir. Nitekim inançsızlığın yaygın olduğu yerlerde insanların gerek ruhen ve gerekse sosyal açıdan mutlu olduklarını söylemek zordur. Kaldı ki o insanların pek çoğu da artık inançsızlıkla ilgili hayal kırıklığını ve ümitsizliğini gizlememektedir. Nitekim kendilerini inkârcı ideolojinin etkisinden kurtaranların pek çoğu Tanrı sevgisinin ön plana çıktığı yeni bir yaşam biçimine yönelmiş ve dünyaya daha değişik bakmaya başlamışlardır.

İslâm peygamberi görevinin birinci derecede ahlâkı kemale erdirmek olduğunu belirtmiştir.(78) İnsanları Tanrı inancına çağırırken onlara ön koşul olarak moral değerlere bağlılığı, iyi bir insan olmayı ve kötü alışkanlıkların bırakılmasını telkin etmiştir. Bütün bunlara rağmen bazı insanların din adı altında uygunsuz davranışlarına, ikiyüzlü, menfaatperest, ya da çıkar dolu eylemlerine rastlanmaktadır. Elbetteki bunlar o insanların kişisel zaaflarıyla ilgilidir. Dolayısıyla insan unsurundan kaynaklanan olumsuzlukların Tanrı’dan kaynaklandığını düşünmek ve dini eleştirmek büyük bir haksızlıktır.

Dr. Aydin TOPALOGLU –

www.islamiyetim.net

ATEİZM VE ELEŞTİRİSİ

Oppss! Hiç yorum yapılmamış!
İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?

YORUM YAP

İsim:
Email:
Site:
Yorum: