logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 10-23-2014
Saat: 04:26

İslamiyetim

İslami Güzellikler Diyarı
Site Map Contacts anasayfa

Üye Panelİ

Son Masaj
1 gün, 11 saat
 ago
  • Misafir1610 : Ne diyorsunuz anlaşılmiyor mesaj
  • .................. : sadce din şeytan ve melekler mi manevi varlık ya insan biraz daha çğaltır :
  • websabit : slm misafir kardes
  • Misafir2091 : Iyi günler slm lar istanbul dan
  • Fatih hoca : Iyi akşamlar sitemizi ziyaret eden herkes kendine iyi baksın.
  • websabit : islamiyetim ailesi olarak sitemizi ziyaret eden tüm dostlarimiza tesekkür ederiz.
  • Misafir1173 : İyi geceler
  • Misafir4475 : bhgfggvfffffhg
  • Misafir1602 : Iyi gwceler
  • websabit : Kurban Bayraminiz simdi den Mübarek olsun.
  • websabit : yarin bayram hutbeleri eklenecektir ve arapca bayram hutbeside tekrar eklenecektir.
  • websabit : Cuma Hutbeleri eklenmistir ziyaret edebilirsiniz
  • Misafir2671 : Bayram yaklaştı
  • hisli-man : nerdesin yar
  • Fatih hoca : kurbanlarınız emin ellerde Dünyanın 4 bir yanında ihtiyaç ve fakir talebelere kestirebilirsini z.bizler sizlerin vekili olarak teslim alıp teslim ediyoruz. 00 49 5341 86 11 94 yada «eposta»
  • Misafir958 : Hayırlı cumalar
  • Misafir1428 : millet
  • Misafir2700 : Kko
  • Misafir650 : Iyi haftalar
  • Misafir3885 : İyi pazarlar
  • websabit : EBU’L-FÂRÛK SÜLEYMAN HİLMÎ TUNAHAN (K.S.) vefat yil dönümü hz. Allah sefaatinden mahrum eylemesin....
  • Misafir3617 : millet heyyyy
  • Fatih hoca : İyi haftalar herkese
  • websabit : herkese iyi günler
  • Misafir4171 : naber lan :D
  • admin : İyi günler herkese izin bitti hizmet başı .......
  • Fatih hoca : Yolculuk başlıyor Türkiye süper :)
  • Misafir266 : Günaydın süper bir havadan.
  • Misafir2819 : İyi geceler herkese
  • Fatih hoca : balıkesir sarımsaklı dayiz bizde herkese iyi günler iyi tatilleeeerrrr.. .
  • Misafir2306 : balıkesir den ayvalık dan slm lar
  • siker hoca : D
  • Misafir2571 : neden yanlış okudum bende dogru
  • zazaaaaa : yemek duası hatalı
  • Misafir1730 : mal mal şeyler yazman
  • Misafir4988 : herkese slm lar
  • Fatih hoca : amasra dan slm lar
  • Fatih hoca : Herkesin bayram i mübarek olsun.
  • Misafir4615 : İyi bayramlar
  • Misafir778 : :) ben sizi tanmyorm ama öylsine dedim :)
  • fatih hoca : tanıyamadım da efendim oyüzden dedim
  • AnGeL : :)
  • Misafir1951 : :)
  • fatih hoca : sağolun efendim sizede iyi bayramlar kimseniz
  • AnGeL : hayırlı yolculuklar hocam
  • fatih hoca : Herkese iyi bayramlar almanyadan türkiyeye yolculuk yarın inş. ..
  • AnGeL : Herkezin Kandili Mübarek Olsun ve İyi Bayramlar... :)
  • websabit : Herkese iyi Bayramlar...
  • fatih hoca : kandiliniz mübarek olsun.
  • Misafir1369 : iyi geceler iyi sahurlar
+ -

Radyo İslam

Facebook’ta İslamiyetim

Elif – Ba Öğreniyorum

Kur'an-ı Kerim Öğrenelim

Elif-Ba Oku Öğren

Elif-Ba İndir

E-Kitap Download

Download Kütüphane

Kitap İndir

Esmaül Hüsna

Manşetler

ZİYARETÇİ SAYACI

Bize Destek Olun

REKLAM ALANI

Web Tasarım

www.websabit.com

KATEGORİLER

Hz. Muhammed S.A.V.

KUR’ANI KERİM

Kur'anı Kerim

Hem Okuyun Hem Dinleyin

İSLAMİ ÇOCUK OYUNLARI

Bize Destek Olun

You are here: Home » Hadis Tarihi » Imam müslim ve sahihi,Hayatı,Eserleri

İMAM MÜSLİM VE SAHÎHİ:

Altı temel hadis kitabın ikincisi. Buhârî’den sonra sırf sahih hadisleri tasnif etmek için oluşturulmuş hadîs kitabı.

Ebul-Hüseyn Müslim b. Haccâc el-Kuşeyrî, Nişabur’da doğmuş, meşhur Arap kabilesi Kuşeyr’e mensub bir muhaddistir. Müslim, hocası Buhârî gibi hemen hemen bütün hayatını Hadis’e adamış büyük bir muhaddistir. Hadis ve Hadis ilimlerinin öteki dallarına dâir bir çok eser yazmıştır. İmam Müslim’in en meşhur eseri hiç şüphesiz “el-Müsnedü’s-Sahîh” adını verdiği Sahih’idir.

İmam Müslim Sahih-i Müslim, diye şöhret bulmuş olan “el-Müsnedü’s-Sahîh”ini üçyüzbin hadis içinden seçerek meydana getirmiştir. Eser, 54 kitab, 1322 bab, mükerrerler dışında 3033 hadis ihtiva etmektedir.

Müslim, Sahih’ini yazdıktan sonra, devrinin büyük hadis münekkidi Ebu Zür’a Er-Râzî’ye takdim etmiş ve onun tashihlerini uygulamıştır.

İmam Müslim’in Sahih’i diğer hadis kitaplarından farklı olarak bir çok özelliğe sâhiptir. Mesela İmam Müslim, öteki muhaddislerin pek riâyet etmedikleri bir hususa riâyet etmiştir. O, hocalarından sema (dinleme) yoluyla aldığı hadisleri naklederken, özellikle haddesenâ” (bize hadis rivayet etti) tabirini; kendisinin hocalarına okumak sûretiyle hocalarının tasvibine arzettiği hadisleri naklederken de, “ahberanâ” (bize haber verdi) tabirini kullanmıştır.

İmam Müslim, ya ihtisar düşüncesiyle veya daha başka sebeplerle kitabını bablara (bölümlere) ayırmamış, bab başlıkları tanzim etmemiştir. Sahih-i Müslim’in baskılarında bugün görülen bab başlıkları, Sahih-i Müslim’in meşhûr şârihlerinden İmam Nevevî tarafından konulmuştur.

Müslim’in kitabına aldığı hadisler, genellikle Buharî’deki merfü’ hadislerdir. O, Buhârî’de bulunmayan 820 merfû’ hadisi de kitabına âlmıştır.

Kütüb-i Sitte içerisinde yalnızca Müslim’de bulunan mukaddimede Müellif Sahih’inde izlediği metodunu açıklamıştır.

Müslim, Sahih’inin mukaddimesinde, hadisleri üç grupta tasnif ettiğini açıklamıştır:

1. Bellediğini sağlam belleyen hâfızların rivayet ettiği hadisler;

2. Halleri kapalı, belleyiş ve sağlamlıkta orta derecede bulunanların rivayet ettiği hadisler;

3. Zayıf ve metruk kimselerin rivâyet ettiği hadisler.

Müslim, kitabının ana kısmını birinci grubun teşkil ettiğini ifade eder. İkinci grub birinci gruba destek olarak alınır. Üçüncü, tamamen merdûdtur.

Müslim, bir hadisin bütün tariklerini (isnadlarını) müteaddid isnadlarla ve muhtelif lafızları ile hep bir araya topladığı ve kendince o hadîs, fıkhın hangi bâbına ait ise, toptan oraya dahil ettiği gibi; bu toplama esnasında ilk önce güvenilir olan hafızların rivâyetlerini dercedip mestur, hıfz ve güvenirlikte orta halli olan râvilerin naklini sonraya, zayıflar ve metruklerin tabi olarak ve şahit göstermek yolu ile rivayetlerini de daha sonraya bırakır ki; aranan hadis hem daha kolay bulunur, hem de gerek senedler ve gerek metinler hep birden gözönünde tutulup istinbat edilecek hüküm kolayca istinbât edilir.[152]

Müslim’in üstünlüğü hakkında Hâkim’in şeyhi Ebu Ali en-Nisâburî: “Gök kubbenin altında Müslim’in kitabından daha sahih hiç bir kitap yoktur” demiştir. Onun bu sözünün gerekçesi, ondaki merfu hadislere hiç bir kimsenin sözünün karışmamış olmasıdır.

“Müslim kitabını ikâmet ettiği yerde, kaynaklarının yanı başında ve şeyhlerinin hayatta bulunduğu bir sırada meydana getirmiştir. Hadîslerinin arasında başka söz serdinden kaçınmıştır. Kitabın uslûbuna, siyâkına gayret gösteriyor; Buhârî gibi, muhtelif bablarda hadisleri parçalamağa mecbur kalacak şekilde ahkâm istinbâtına çalışmıyor; muhtelif hadis zincirlerini bir yerde toplayabiliyor; mevkuf hadislere ehemmiyet vermeyip sadece müsnedlerle ilgileniyordu.”[153]

Müslim’in, bazı hadisleri birden fazla yerde topladığı da olmuştur. Sahih-i Müslim’de tekrarlanan hadislerin sayısı 137′dir. Mükerrer isnadla gelen tek metin için senedlerin değiştiği noktalara bir (Ha) harfi koymak suretiyle bu durumu belirtir.

Bir hadisin metninin benzeri, yukarıdaki sıralamaya göre daha aşağı derecedeki ravilerden oluşan senedlerle gelmişse, o senedleri verdikten sonra, metin yerine “mislehu” veya “nahvehu” demekle iktifa eder. “Bu meseleyi bilmek Sahih-i Müslim ile meşgul olacaklara pek lâzımdır. Bu kitapta metnin makamına hâkim olmak üzere “mislehu” ile “nahvehu” lafızlarına pek çok tesâdüf edilir.”[154]

İmam Müslim, rivayet edilen lafzı aynen edâya büyük itina gösterir. Ravilerin bir harfte de olsa ihtilaflarını kaydeder. Halbuki Buhârî, mana ile rivayeti tecviz ettiği için, buna o kadar riayet etmez.

Müslim’de talik yolu ile, yani, müellifin kendi hocasından başlamak üzere senedden bir veya daha fazla râviyi ya da bütün senedi atlayarak hadisi en yukarıdaki raviden, cezm siğalarından biriyle zikretmek suretiyle sadece 17 hadis rivayet olunmuştur. Bu tür hadislere muallak denilmektedir. Buhârî’de bulunan ta’liklerin sayısı ise 1341′dir.

Sahih-i Müslim, Şeyh Veliyyullah ed-Dihlevî’nin taksimine göre, hadis kitaplarının birinci tabakasına dâhildir. Bu tabaka, hadis kitaplarından Buhari, Müslim ve Muvatta’ya münhasırdır. Bu üç kitap Mütevatir, Sahih ve Hasen hadisleri ihtivâ etmektedir.[155]

Sahih-i Müslim’in bir çok nüshaları bulunmaktadır. Sahih-i Müslim, bize Ebu İshak İbrahim b. Muhammed b. Süfyan ve Ebu Muhammed Ahmed b. Ali el-Kalânîsî’den rivâyet edilen iki nüsha halinde intikal etmiştir. İbn Süfyan rivayeti de Ebu Ahmed Muhammed b. İsa b. Amrûyâ el-Calûdî ve Ebu Bekr Muhammed b. İbrahim el-Kisâî’den oluşan iki kişi tarafından naklonulmuştur. el-Calûdî nüshası Abdülgafir b. Muhammed b. Abdülğafir, Ebu’l Abbas Ahmed b. Hasan er-Razî ve Ebu Saîd Ömer b. Muhammed b. Davud es-Siczî tarafından üç ayrı koldan rivayet edilmiştir.[156]

Müslim’in Sahih’i bir çok kereler ve değişik yerlerde[157] basılmıştır. En güvenilir baskılarından biri, muhtelif yazma ve basma nüshalar karşılaştırılarak Mehmed Zihnî Efendî[158] merhumun harekelediği (8 cüz (4 cild) halinde) Matbaa-i âmire, 1330 baskısıdır.

Ayrıca dipnotlar ve tam bir cild tutan detaylı ilmî fihristler ilavesiyle ve hadisleri numaralamak suretiyle 5 cild hâlinde Kahire’de 1375/1955te modern bir baskısı Muhammed Fuad Abdülbâki tarafından gerçekleştirilmiştir. Müslim’in bu baskısı son derece kullanışlı ve önemli bir baskıdır.

Sahih-i Müslim üzerine şerh olarak pek çok eser yazılmıştır. İmam Nevevî otuza yakın şerh yazılmış olduğunu söylemektedir. Bu şerhlerin en yaygın olanları arasında Kadı Iyaz’ın “İkmâlül-Mu’lim bi Fevâidi Müslim” adıyla el-Mazerî’nin El-Mu’lim bi Fevaidi Müslim” ine yazdığı tekmile şerhindeki şerh ile İmam Nevevî’nin “el-Minhâc fi Şerhi Sahih-i Müslim Ibnil-Haccâc” isimli şerhi bulunmaktadır. Bilhassa Nevevî’nin şerhi oldukça yaygındır. Hatta Müslim Şerhi deyince akla Nevevî şerhi’nden başkası gelmemektedir.

Sahih-i Müslim Mehmed Sofuoğlu tarafından sadece metin olarak[159], Ahmet Davudoğlu tarafından da şerhli olarak[160] türkçeye tercüme edilmiştir.[161]
Talat Koçyiğit

————-

————

—————

Hayatı:

El-İmam el-Hâfız Hüccetu’l-İslâm Ebu’l-Hüseyn Müslim İbnu’l-Haccâc el-Kuşeyrî, en-Nîsâbûrî: 204-261 yılları arasında yaşamıştır. Hadîs dinlemeye küçük yaşta başlar. İlk defa 218 yılında hadîs meclislerine devama başladığı belirtilir.

Hadîs tahsili için Irak, Hicaz, Şam ve Mısır’a gitmiş, mükerrer seferler Bağdad’a uğramıştır. Bu seyahatleri sırasında Buhârî’nin şeyhlerini ve daha başkalarını da dinleme fırsatı bulur. Hadîs aldığı kimseler arasında Buhârî, İshak İbnu Râhuye, Abdullah İbnu Mesleme el-Ka’nebî, Harmele İbnu Yahya Sahîbu Şâfiî, Ahmed İbnu Yunus, Sâd İbnu Mansûr, Yahya İbnu Yahya, Heysem İbnu Hârice, Ahmed İbnu Hanbel vs. de var.

Müslim birçoklarına da hocalık yapmıştır. Ebu Avâne Ya’kub İbnu İshâk el-Esferâînî, Tirmizî, Ebu Amr el-Müstemlî gibi.

Babası Haccâc da hadîs rivayet eden şeyhlerdendi. Kendisinin, bezzâz olduğu yani bugünün tâbiriyle manifaturacılık yaptığı kaynaklarda belirtilir.

Müslim 261 yılında 57 yaşında olduğu halde Neysâbur’da vefat etmiştir. Vefat sebebiyle ilgili olarak şu vak’a anlatılır: Bir gün kendisi için akdedilen bir müzakere meclisinde Müslim’e bir hadîs sorulur, fakat bilemez. Aramak üzere evine çekilir. kitaplarını karıştırmaya başlar. Bu sırada eve bir sepet hurma gelir. Müslim, hem arar hem hurmadan ağzına arada bir atar. Bu hâl üzere sabahı eder, hurma biter, hadîs de bulunur. Bazı terâcim yazarları Müslim’in bu sebeple öldüğünü söylemiştir. [162]

——–

——

———-

Eserleri:

Müslim, üzerinde ayrıca duracağımız Sahîh’i ile tanınmışsa da onun dışında pek çok ciddî eserler vermiştir: El-Müsnedü’l-Kebîr (ala’r-ricâl), Kitâbu’l-Câmi’ ala’l-Ebvâb, Kitâbul-Esma ve’l-Künâ, Kitâbu’t-Temyîz, Kitâbu’l-İlel, Kitâbu’l-Vuhdân, Kitâbu’l-Efrâd, Kitâbu’l-Akrân, Kitâbu Suâlâtihi Ahmede’bne Hanbel, Kitâbu Hadîsi Amri’bni Şuayb, Kitâbu’l-İntifâ’ bi-Ühübi’s-Sibâ’, Kitâbu Meşâyihi Mâlik, Meşâyihi Şu’be, Kitabu Men Leyse Lehu İllâ Râvin Vâhid, Kitabu’l-Muhadramîn, Kitabu Evlâdi’s-Sahâbe, Kitâbu Evhâmi’l-Muhaddisîn, Kitabu’t-Tabakât, Kitâbu’l-Efrâd.[163]

——–

——

——-

Fazileti:

Müslim yaşadığı devrin en başta gelen hadîs âlimlerinden biridir. Şüphesiz bunda Buhârî, Ahmed İbnu Hanbel, İshâk İbnu Râhuye gibi meşhur muhaddîslere talebelik yapmış olmasının büyük payı vardı. İbnu’l-Ahram: “Şu şehrimiz (Nisâbur) üç büyük muhaddîs yetiştirmiştir: Muhammed İbnu Yahya (ez-Zühlî), İbrahim İbnu Ebî Tâlib ve Müslim” der. Bündâr da: “Hâfızlar dörttür: Ebu Zür’a, Muhammed İbnu İsmail el-Buhârî, ed-Dârimî ve Müslim” demiştir. Şeyhlerinden Muhammed İbnu Abdilvehhâb el-Ferrâ’nın da: “Müslim, halkın âlimlerinden ve ilim dağarcıklarından biridir. Onun hakkında hayırdan başka bir şey bilmiyorum” dediği belirtilir.[164]

——-

———

——

Sahîh’i:

Müslim, çok sayıda eser vermiş olmakla berâber, es-Sahîh’i ile şöhret bulmuştur. İslâm uleması bu kitabı Sâni’u'l-İsneyn bilmekte icma eder. Yani Kur’an-ı Kerîm’den sonra gelen en muteber iki kitabın ikincisi. Bu iki kitaba kısaca Sahîheyn denir. Bunlarda geçen hadîsler es-Sahîh olarak vasıflandırılmıştır. Yâni, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a nisbetlerine kesin nazarıyla bakılır. Yani, hadîs, sadece hâricî şartlarıyla değil, nefsülemrde de sahîhtir.

Az ilerde, Sahîheyn’in Mukâyesesi başlığı altında detaylı olarak açıklayacağımız üzere, Müslim’in kitabı bilhassa sıhhat şartları ve fıkhî inceliklere müteallik noktalarda Buhârî’nin kitabına yetişemez ise de, tertib güzelliği ve rivâyet inceliklerinde gösterdiği hassasiyet ve asla sadâkat noktalarında Buhârî’yi geçer.

Müslim, Sahîh’ini, bizzat işiterek aldığı 300 bin hadisten seçtiğini ifâde eder. İlâveten, kitabına delilsiz hiçbir şey koymadığını, keza hiçbir şeyi de delilsiz kitap dışı tutmadığını belirtir. Yine belirtir ki, kitabındaki hadîsler, (sıhhati hususunda şeyhlerinin) icma ettikleri hadîslerdir.

Der ki: “Kitabım (tamamlanınca), Ebu Zür’a ya arzettim, illet var dediği her rivâyeti terkettim”.Müslim’de tekrarlarıyla birlikte 7275 hadîs mevcuttur. Tekrarlar nazara alınmadığı takdirde 3033 hadîs mevcuttur.[165]

————–

————

——-

Tertib Tarzı:

Hadîsleri, Müslim, prensip olarak konularına göre tanzîm etmiştir. Ancak, bu işi yaparken, bir hadîsin bütün farklı senet ve metinlerini bir arada toplamayı ön plana almıştır. Bu tarzdan üç mühim netîce hâsıl olmuştur:

1- Bir hadîsi tam olarak ihata ve kavrama imkânı: Hadîsleri anlamada bu husus ehemmiyetli bir noktadır. Bir rivâyet tek başına alınınca mübhem noktalar taşıdığı gibi, o konuya giren müfredâtın tamamına da şamil olmaz. O mübhemliğin giderilmesi, konuya giren diğer ferdlerin yakalanmasında en sâlim yol hadîse, daha doğrusu o konuya giren başka hadîslere müracaattır. İşte Müslim, konuyla ilgili, kendi şartlarını taşıyan hadîsleri bir arada kaydeder. Bir misal vermek gerekirse, Müslim’in Kitâbu’l-Kader bölümünde, insanın ana karnında yaratılışını anlatan hadîste, kırkıncı gün rahme inen melek, Rabbi’nin emriyle, çocuğun kaderiyle ilgili olarak, Abdullah İbnu Mes’ud’un rivâyetinde çocuğun rızkını, ecelini, amelini cennetlik veya cehennemlik olacağını yazar. Huzeyfe İbnu Esîd rivâyetinde bunlardan başka “kız veya erkek olacağı” “eseri” de yazılır. Bir başka vecihte, rahime inen meleğin göz, kulak, deri, et ve kemikleri yaratıp şekillendirdiği de belirtilir. Bir başka vecihte, çocuğun sağlam veya sakat olacağının, ahlâk durumunun da o zaman yazıldığı belirtilir.

Aynı baba giren müteakip hadîslerde “Kaderimiz anne karnında yazıldı ise niye çalışıyoruz. kadere tevekkül etmemiz gerekmez mi?” gibi sorular, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) tarafından verilen cevapları buluruz:

Bu kolaylık Buhârî’de mevcut değildir.

2- Tekrarların asgariye düşmesi: Hadîslerde, çoğunluk itibariyle, birden fazla meseleye temas edildiği için, fıkhî konulara göre tanzîm edilen kitaplarda tekrar kaçınılması zor bir durumdur. Nitekim Buhâri, fıkhî espiriyi ön planda tuttuğu için çok sayıda hadîsi tekrar etmek zorunda kalmıştır. Tekrar, fıkıh nazarıyla kaçınılmaz ve faydalı ise de, hadîs tekniği açısından bir kusurdur. Bir kısım mahzurlar getirir.

İşte Müslim, bu meselede oldukça başarılı olmuş ve Buhârî ile mukayesede lehine kaydedilen bir fazîlet elde etmiştir.

Bu meseleye temas eden bazılarının “Müslim’de tekrar yok” gibi mübalağalı ifâdeye yer verdiği görülür. Ancak bu ifâde hakikati aksettirmez. Gerçi Müslim, kitabının Mukaddime kısmında tekrarlardan imkân nisbetinde kaçtığını belirtir. Ancak “Hiç tekrara yer vermedim” demez. Nitekim Muhammed Fuat Abdülbaki merhum, Müslim’e yaptığı tahkîkli neşirde tekrarları tesbîte ayrı bir itina sarfeder ve onları teker teker göstermeye ehemmiyet verir. Şu halde onun açıklamasına göre, Müslim’de 137 hadîs mükerrerdir. Bunlardan bir kısmı aynı bölümler (kitap) içinde tekrar edilirken, 71 adedi farklı kitaplarda tekrar edilmektedir. Mezkûr baskıda, zaman zaman hadîslerdeki müsteselsil rakamların sırayı birden kaybettiği görülür. Sıraya uymayan o rakam, hadîsin ilk geçtiği yerde aldığı numaraya delalet eder ve bu hâl o hadîsin mükerrer olduğunu gösterir.

3- Hadîslerin taktî’e (bölünmeye) uğramadan tam olarak verilmesi: Buhârî, bir hadîsi ikinci sefer tekrar ederken, hadîsin bu yeni babı ilgilendiren kısmı alır, bâbı ilgilendirmeyen kısmı terkeder. Kitabın hacmini artırmaktan (tatvîl) kaçınmak için başvurulan bu ameliyeye hadîsçiler taktî’ (bölme, kesme) derler. Bu, çoğunluk tarafından her ne kadar câiz görülmüşse de câiz görmeyenler de mevcuttur ve bunu Buhârî hakkında bir kusur bilirken, buna yer vermeyen Müslim’i de tafdîl etmişlerdir. [166]
Talat Koçyiğit

Oppss! Hiç yorum yapılmamış!
İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?

YORUM YAP

İsim:
Email:
Site:
Yorum: