Hutbeyi indirmek icin tiklayin:24.02.2012.OMUR SERMAYESi GENcLiK
İLİ :ANKARA
AY-YIL : ŞUBAT-2012
TARİH : 24TARİH : 17/02/2012
ÖMÜR SERMAYESİ: GENÇLİK
Değerli Kardeşlerim!
Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de, kendisine hikmet verildiği belirtilen1 bilge insan Lokman(a.s), bizlere de ışık tutacak tarzda oğluna öğüt veriyor ve şöyle diyordu: “Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin dibinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah, en gizli şeyleri bilendir, her şeyden hakkıyla haberdar olandır. Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret, kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir. Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, hiçbir kibirleneni, övüneni sevmez.”2
Kardeşlerim!
Dünya hayatında sahip olduğumuz nimetler elbette bize emanettir. Emanette ise asıl olan sadakattir. Yüce Rabbimiz, dünyayı amaçsız ve sorumsuzca bir hayat sürmemiz için yaratmadığı gibi bedenimizi, sıhhatimizi, vaktimizi ve sahip olduğumuz bütün değerleri ölçüsüzce tüketmemiz için bağışlamamıştır. Emaneti teslim etme ve hesabını verme vakti mutlaka gelecektir.3
Kardeşlerim!
Hiç şüphesiz gençliğimiz, Rabbimizin bizlere çok önemli bir lütfudur. Gençlik, insan ömrünün sermayesidir. Sermayeyi yerinde ve isabetli değerlendirenler kazanırlar, yanlış yatırımda kullananlar ise sonunda hüsrana uğrarlar.
Gençlik, filizlenmeye yüz tutmuş bir tohum, meyve vermeye hazır bir ağaç gibidir. Ömrün en verimli en enerjik dilimidir. Şayet bu enerji olumlu yönde kullanılabilirse toplumun geleceği garanti altına alınmış, ihmal edilirse toplumun temeline dinamit konulmuş demektir.
Kıymetli Kardeşlerim!
Üzülerek ifade edelim ki, günümüzde gençliğin zihin ve gönül dünyasını tahrip eden, onları düşünmekten, üretmekten ve sorumluluktan alıkoyan nice meşgaleler vardır. Bu meşgalelerin büyün çoğunluğu geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin israfına yol açmaktadır.
Çocuklarımızı iyiye, doğruya, hem Allah’ı hem de insanları hoşnut edecek olana yönlendirme noktasında her birimize ayrı ayrı görevler düşmektedir. Çocukların, gençlerin sadece maddi ihtiyaçlarını karşılamakla sorumluluğumuzu yerine getirmiş olamayız. Şüphesiz ki, anne ve babalar olarak evlatlarımıza bırakabileceğimiz en önemli servet, onların yaratılış amacını okuyabilecekleri bir birikim, bir bilinç ve bir tefekkür dünyasıdır.
Aynı zamanda, yaşadığımız topluma birey olarak bırakacağımız en güzel servet güzel ahlak sahibi gençlerdir. Efendimiz (s.a.s)’in “hayırlı bir evlat yetiştirenlerin amel defterlerinin kapanmayacağını”4 müjdeleyen sözü de bunu ifade etmektedir. Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.s), gençlere ayrı bir önem ve değer atfederek onların sahip olduğu gücü ve enerjiyi daima toplum yararına kullanma gayreti içinde olmuş, onları son derece mühim görevlere getirmiş ve hayata hazırlamıştır.
Kıymetli Kardeşlerim!
“Her şey gençlikte”, “Ne yaşanırsa gençlikte yaşanır” gibi anlamsız ve geleneğimizle örtüşmeyen sözlerle gençlerimizi yanlışa teşvik etmekten kaçınmalıyız. Genç kardeşlerimiz de, özgüven duygusu ile hareket ederek yarınlarını inşa etmek için çaba sarf etmelidirler. Unutulmamalıdır ki, tarihimizde çağ açıp çağ kapamış, medeniyetlerin inşasında başrol oynamış nice gençler vardır.
Bu itibarla, genç kuşaklarımıza tarihimizi, ahlakımızı, bizi biz yapan değerlerimizi iyi öğretmeliyiz ki, gelecekteki hedeflerimize sağlam adımlarla ilerleyebilelim
Beyhude tüketilmiş bir ömrün sonunda, ah edip “keşke” demek yerine, hayırlı ve kazançlı bir ömrün sonunda “elhamdülillah, çok şükür” diyebilmek temennileri ile Efendimiz (s.a.s)’in şu sözü üzerinde hep birlikte düşünelim:
“Kıyamet günü insan şu beş şeyden hesaba çekilmedikçe Allah’ın huzurundan ayrılamaz: “Ömrünü ne yolda tükettiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nereden kazanıp nereye harcadığından, bildiği ile ne iş yaptığından.”5
Hazırlayan: Ahmet SÜNETÇİ/Din Hizm.Genel Müdürlüğü
Redaksiyon: DİB Hutbe Komisyonu
1.Lokmân, 31/12.
2.Lokmân, 31/16-18.
3.Tekâsür, 102/8.
4.Tirmizî, Ahkâm, 36; Nesâî, Vasâyâ, 8.
5.Tirmizî, Kıyamet, 1.










