logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-20-2012
Saat: 14:31

İslamiyetim

İslami Güzellikler Diyarı
Site Map Contacts anasayfa

Üye Panelİ

Son Masaj
19 saat, 1 dakika
 ago
  • Misafir2021 : Iyiyiz elhamd.
  • fatih hoca : iyi aksamlar efendim bizler iyiyiz sizlerde iyisinuz ins.
  • Misafir2021 : HayIrli aksamlar herkese
  • almanyali-????? : Her insan Yagmur Tanesi gibidir, ya camura yagar, yada GÜL yapragina.....
  • fatih hoca : herkese hayirli hafta sonlari gunleriniz mubsrek olsun....
  • fatih hoca : bizimde bugun cumadan sonra kucuk pir program yaptikbdaha bitmedi
  • Misafir2021 : Guzeldi iyi baya
  • fatih hoca : dun programiniz nasildi efendim
  • fatih hoca : iyi bende tsk ederim...
  • Misafir2021 : Iyi siz?
  • fatih hoca : nasilsiniz misafir kardes..
  • Misafir2021 : Herkesin cumasi mübarek olsun
  • fatih hoca : herkese hayirli cumalar cumaniz mubarek olsun.
  • Misafir2021 : Sizler nasilsiniz
  • Misafir2021 : Güzeldi Baya
  • fatih hoca : iyi aksamlar guzel nickli kisi misafir nickli nasilsiniz festival nasildi
  • güzel k8 h e : iyi geceler proÄŸram nasıldı kardeÅŸ
  • Misafir2021 : Hayirli aksamlar herkese
  • güzel k8 h e : herkese iyi günler istanbuldan elif hanım programınız hayırlı olsun ne ise o anlamadım ama... herkesede hoÅŸ günler dilerim istanbul dan....
  • fatih hoca : www.avrupaburda. com
  • Misafir2021 : Sizin sitenize giremiyorum
  • Misafir2021 : Ins bereketli olur
  • fatih hoca : festivalinuz bereketli gecer ins efendim.
  • fatih hoca : yeni sitelerimizede bekleriz efendim.avrupabu rda.com birde avrupareklam ajansi
  • fatih hoca : ne festivali efendimmmm
  • Misafir2021 : Bugun ahlende festival var buyrun gelin
  • rumeysa.deutschlan : hallo master wie geht es ihnen dort !!
  • rumeysa.deutschlan : guten morgen an alle !!! in deutschland
  • fatih h. : master iyi gunler efendim nasilsin
  • Master : S.Aleykum Hayırlı Günler Herkese
  • fatih h. : iyi aksamlar misafirler ve hollandali ve talib kardes herkese iyi aksamlar .
  • Misafir448 : herkese iyi aksamlar iyi okumalar.guzel ilahiler var
  • Misafir1095 : selam
  • Misafir448 : hollandadan slm lar .....
  • Misafir448 : hayirli günler nasulsiniz millettt
  • Misafir2021 : Hayirli günler heekese
  • talib : ikinci vatan almanyadan selamlar
  • Misafir448 : misafir 3999 ne yazdiniz anlasilmadi efendim.
  • Misafir3999 : adet geçirdikten ne kadar sonra iliÅŸkiye girilmel
  • Fatih Hoca : Almanyadan herkese slmlar herkesin günü mübarek olsun tüm icden dua edenlerin duasi kabul olsun .....AMIN: dua beklerim arkadaslar.....
  • güzel k8 h e. : istanbuldan tüm annelerin Anneler günü kutlu ve mutlu olsun yüzlerinden gülücük eksik olmasın.AMİN.... .......
  • güzel k8 h e. : iyi geceler nasılsın.
  • Misafir2021 : Hayirli geceler herkese
  • istanbullu : karbeyaz.hayat ne berbat yaaaa
  • güzel k8 h e. : iyi geceler...
  • Sabit : S.Aleykum Hayırlı Geceler...
  • Misafir4024 : hayırlı sabahlar...İlahi ler çok güzel
  • websabit : herkese iyi günler...
  • güzel k8 h e. : hayırlı geceler herkese.
  • h.savuran : sayin fatih hocam sitenizi cok begendim hep boyle devamini bekleriz h.geceler.
+ -

Radyo İslam

Facebook’ta İslamiyetim

Namaz Vakti

Elif – Ba Öğreniyorum

Kur'an-ı Kerim Öğrenelim

Elif-Ba Oku Öğren

Elif-Ba İndir

E-Kitap Download

Download Kütüphane

Kitap İndir

Esmaül Hüsna

ManÅŸetler

ZİYARETÇİ SAYACI

REKLAM ALANI

Web Tasarım

www.websabit.com

KATEGORİLER

Hz. Muhammed S.A.V.

KUR’ANI KERİM

Kur'anı Kerim

Hem Okuyun Hem Dinleyin

İSLAMİ ÇOCUK OYUNLARI

You are here: Home » Dost Kazanma ve insanlari Etkileme Sanati » Etkili söz söylemek ve insanlar üzerinde nüfuz sahibi olmak

Üstünlük Sağlamanın Yolları

SoÄŸuk bir kış gecesi 2500 kiÅŸilik bir gurup New York’un Pensilvanya otelinin büyük balo salonunu tıklım tıklım doldurmuÅŸtu. Salon saat yedide dolmuÅŸtu buna raÄŸmen meraklı bir kalabalık hala salona geliyordu. Salonda iÄŸne atacak yer yoktu, dışarıda yüzlerce kiÅŸi bir buçuk saattir bekliyordu.

Gündüz çalışmaktan yorulmuş olan bu kalabalık akşam burada niçin toplanmıştı. Bir moda sergisini görmek için mi? Yahut altı gün süren bir bisiklet yarışının sonucunu öğrenmek için mi?

Yoksa Clark Gable’i yakından görmek için mi?

Hayır. Bütün bu insanları bir gazete ilânı buraya çekmişti. Hepsi de iki gün önce New York Sun gazetesinde yer alan bir ilanla karşılaşmışlar ve bu ilân onlara:

Gelirinizi arttırın

Etkili söz söylemeyi öğrenin

Lider olmak için hazırlanın demişti.

Bu kalabalığı Pensilvanya otelinin salonuna çeken bu ilândı. İlânı yayınlayan gazete New York’un en muhafazakar akÅŸam gazetesi olduÄŸundan, bu daveti kabul edenlerin çoÄŸu, iÅŸ sahipleri, patronlar ve serbest meslek sahibi kiÅŸilerdi. Yani gelirleri 2000 ile 500.000 dolar arasında olan kimselerdi.

Bütün bu insanlar iÅŸ hayatında insanlara etkili söz söylemek ve insanlar üzerinde nüfuz sahibi olmak için açılan çok modern aynı derecede pratik bir kursu takip için gelmiÅŸler ve bu kurs Dale Carnegie’nin etkili söz söyleme ve beÅŸeri münasebetler müessesesi tarafından hazırlanmıştı.

Bu kurs 24 senedir her mevsim devam ediyordu ve Dale Carnegie bu kurslarda elli binden fazla iş adamı yetiştirmiş bulunuyor, hatta büyük şirketler bu kursları kendi memurlarına verdirmişlerdi ve bu kurslar bütün memurların işine yaramıştı.

Hayata atılan kimseler neleri bilmelidir, neleri öğrenmelidir bu çok önemli bir meseledir. Şikago Üniversitesi yaşlıların öğrenim durumu ile ilgili birkaç müessese, 25.000 dolar harcayarak iki sene süren araştırmalar yapmıştır. Bu araştırmaların verdiği sonuçların birincisi yaşlıların her şeyden önce sağlık durumlarıyla ilgilendikleriydi. Daha sonra ilgilendikleri mesele beşerî münasebetleri idarede hüner kazanmak, yani başkalarını nasıl etkileyeceklerini öğrenmekti.

İnceleme yapan heyetler araştırma sonucunda bunları tespit ettikten sonra bu mevzuuyla ilgili kitap bulup bulunmadığını aramışlar fakat böyle bir kitabın yazılmadığını görmüşlerdi.

Bu akşam burada yüzlerce kişinin toplanmasının sebebi bundan başka bir şey değildi. Gelenlerin hepsi de okul kitaplarını okumakla başarılı olunacağını zannetmişler, fakat meslek hayatında bunun böyle olmadığını görmüşlerdi. Çünkü hayatta başarılı olan kimselerin daha başka özelliklere sahip kimseler olduklarını görüyorlardı. Bu insanlar güzel konuşmayı ve insanları etkilemeyi biliyorlardı.

Bu yüzden New York’un Pensilvanya oteli salonunda yapılan toplantı dikkate deÄŸerdi.

Bu kursa katılmış olan 15 kişi mikrofonun önüne getirildi. Kursa katılan 15 kişiden her biri, yalnız yetmişbeşer saniye konuşacak, birisi sözü bitirince diğeri söze başlayacaktı. Hazır bulunanlar birbuçuk saat konuşmacıları dinlediler.

Konuşmacılar tüccar, memur, saatçi, bankacı, işadamı, eczacı, avukat gibi değişik meslek guruplarından insanlardan oluşuyorlardı.

İlk söz söyleyen kiÅŸi Patrick J. O’Haire isminde bir İrlandalı idi. Hayatta yalnız dört yıllık bir öğrenim görmüş, sonra Amerika’ya gelerek makinacı olarak çalışmış, sonra ÅŸoförlük yapmıştı. Kırk yaşında olan bu adam ailesini düşünüyor, kendisinin daha fazla para kazanmak zorunda olduÄŸunu anlıyordu. Fakat sıkılgan bir kiÅŸiliÄŸi vardı. Bir büroya girip derdini anlatamazdı, büronun kapısı önünde dakikalarca dolaşırdı. Bir gün Dale Carnegie’nin kursuna katılması için davet edilmiÅŸ, fakat kursa katılmamıştı. Çünkü yüksek tahsilli kimselerle karşılaÅŸacağını zannetmiÅŸti.

Ama karısı kendisini teÅŸvik etmiÅŸ, “belki faydalanırsın” demiÅŸ, bunun üzerine kursa baÅŸlamıştı. Kısa sürede konuÅŸma kabiliyeti artmıştı. YavaÅŸ yavaÅŸ konuÅŸmaktan hoÅŸlanmaya baÅŸlamış, eski sıkılganlığı tamamen geçmiÅŸti, bu yüzden kazancı da artmıştı.

Sıradaki konuşmacı Godfrey Meyer ismindeki bir bankacıydı. 11 çocuğu vardı. Bu kursa ilk başladığında konuşmak için ayağa kalktığında dili tutulmuştu. Fakat o da söz söyleme sanatını kısa sürede kavramış ve hayatta başarılı olmuştu.

Nasıl konuşacağını bilmek, hayatta başarılı olmak için en kestirme yoldur. İnsan bu sayede karanlıktan ışığa kavuşur ve herkesin dikkatini çeker.

Dale Carnegie ÅŸimdiye kadar 150.000 nutuktan fazlasını tenkit etmiÅŸ bulunuyor. Bu büyük rakam, sizin üzerinizde etki oluÅŸturmuyorsa, Amerika’nın keÅŸfedildiÄŸi günden itibaren her güne bir nutuk düştüğünü hatırlamanız yeterlidir.

Missouri’nin demiryolundan on mil uzaklıkta olan bir çiftlikte doÄŸan Dale Carnegie, on iki yaşına gelinceye kadar sokak arabası görmediÄŸi halde bugün 46 yaşındadır (ÅŸimdi vefat etmiÅŸtir) ve dünyanın her köşesini görmüş ve bir ara Amiral Byrd’in Kuzey kutbuna yaklaÅŸmasından çok fazla Güney kutbuna yaklaÅŸmıştı.

ÇocukluÄŸunda çilek toplamak için saatte beÅŸ sent kazanan Carnegie bugün, büyük ÅŸirketlerin memurlarına verdiÄŸi dersler karşılığında dakikada bir dolar kazanmaktadır. Genç Carnegie okuyabilmek için büyük mücadelelere girmek zorunda idi. Çünkü Missouri’deki tarlaların verimi oldukça düşüktü. Nehirler her sene kabarıp taşıyor ve ekinleri sürükleyip götürüyor ve bu yüzden hayvanlar açlıktan ölüyorlardı. Nihayet ailesi her ÅŸeyi satarak, Werrensburg’daki öğretmen kolejine yakın bir yerde yeni toprak almışlar, Carnegie de bu koleje gitmeye baÅŸlamıştı. Okula at üstünde gidip geliyor, çiftlikte inek sağıyor, odun kesiyor ve gaz lambasının ışığı altında derslerine çalışıyordu.

Öğretmen kolejinde 600 öğrenci vardı. Bunların içinde ÅŸehirde evleri olmayanların sayısı birkaç kiÅŸiden ibaretti. Carnegie’de bunların arasındaydı. Fakirlik yüzünden her gün köye dönerek inekleri saÄŸmaya mecbur olmak, kendisini utandırdığı gibi, pek kaba olan ceketinden ve çok kısa olan pantolonundan da ayrıca mahcupluk duyuyordu. Bu durum karşısında bir yolunu bulup hayatta baÅŸarılı olmalıydı.

Bir gün okulda nüfuzlu bir grubun bulunduğuna dikkat etti. Bunlar futbol ve beyzbol oynayan aynı zamanda da okulda yapılan müzakere ve tartışmalarda kazanan gençlerdi. Sporla pek ilgilenmediğinden söz meydanına girmeye karar vermişti.

İnekleri sağarken, köyde gezerken, işi gücü söz söylemek ve bu konuyu savunmaktı. Buna rağmen okulda açılan tartışmalarda genellikle mağlup oluyordu. Bu sırada kendisi 18 yaşında gururlu bir delikanlıydı ve yenilmekten o kadar incinmişti ki bir ara kendi canına kıymayı bile düşünmüştü. Buna rağmen çalışmış ve kazanmaya başlamıştı. Her tartışmaya giriyor ve artık her tartışmadan galip olarak çıkıyordu.

Diğer arkadaşları onunla birlikte çalışarak bilgisinden istifadeye başlamışlar ve başarılı olmuşlardı.

Okulu bittikten sonra “mektupla eÄŸitim” kursları düzenledi. Fakat çok gayret etmesine raÄŸmen baÅŸarılı olamadı. Büyük bir umutsuzluÄŸa düşmüştü. Omaha’ya gidip yeni bir iÅŸ bulmalıydı. Fakat tren biletini alacak parası bile yoktu. Bir yük trenine bindi ve yolculukta trenin taşıdığı yabani atlara bakıcılık yaptı. Omaha’ya gidince bir iÅŸ bulmuÅŸtu. BulduÄŸu iÅŸ Armour ÅŸirketi adına et, sabun satıcılığı idi. Satış bölgesinde yük trenleriyle veya at sırtında dolaşıyor odalarının arası çarÅŸaftan perde ile ayrılmış otellerde kalıyordu. Fakat satıcılık üzerine kitaplar okuyor ve para kazanmanın yollarını öğreniyordu. Bir maÄŸaza sahibi sipariÅŸ ettiÄŸi etlerin, sucukların parasını vermezse onun maÄŸazasından birkaç çift ayakkabı alıp demiryolu işçilerine satıyor ve ÅŸirketin parasını kurtarıyordu. Carnegie tren yük indirmek için durdukça hemen trenden iner bir kaç satıcı ile görüşür, sipariÅŸlerini alır ve tren hareket etmeden yerine döner ve yoluna devam ederdi.

En verimsiz bölgelerden birinde çalışan Carnegie iki sene içinde bu sahayı en verimli, en kazançlı hale getirmişti ve şirket onu terfi ettirmek istedi. Fakat Carnegie terfiyi reddederek işinden ayrıldı. Çeşitli işler yaptı, ama bunların kendisine göre olmadığını anladı ve hikaye, roman yazmaya ve bir gece kursunda ders vermeye başladı.

Kolejde yaptığı iÅŸi düşündü sonra kendisinin insanlarla konuÅŸmak konusunda verdiÄŸi derslerin, kolejde okuduÄŸu bütün eserlerden daha fazla emniyet, cesaret ve kudret temin ettiÄŸini, bu sayede iÅŸ hayatında baÅŸarılı olmak, insanları idare etmek imkânlarının elde edildiÄŸini görmüş ve New York’taki Genç Hristiyanlar Cemiyeti (Y.M.C.A) okullarında topluma söz söylemek üzerine iÅŸ adamlarına hitap edecek bir kurs açmalarını ve bu kursun idaresini kendisine vermelerini teklif etmiÅŸti.

Teklif hayretle karşılanmıştı. Çünkü iş adamlarına hitabet dersi vermeye ne gerek vardı? Bunun kadar manasız bir teşebbüs olabilir miydi? Daha önceleri buna benzer kurslar düzenlemişler ve başarısızlığa uğramışlardı.

Bu yüzden Camegie’nin teklifi reddedilmiÅŸ ve kendisine bu iÅŸ için ücret verilmeyeceÄŸi söylenmiÅŸti. Carnegie’de ücret istemediÄŸini fakat hasılattan kendisine bir hisse verilmesini söyledi. Üç sene içinde Carnegie’ye her gece, iki dolar yerine otuz dolar vermeye baÅŸladılar. Çünkü kurs gittikçe büyüyordu. Bu sayede bütün okunan kitapların iÅŸ adamları bakımından fazla akademik olmadığı anlaşıldı. Carnegie bunun üzerine kitap yazmaya baÅŸladı. Ve “Söz Söylemek ve İş BaÅŸarmak Sanatı” adlı eserini yazdı. Bugün bu eser bütün Y.M.C.A. teÅŸkilâtının, Amerika Bankerleri Cemiyetinin ve Milli Krediler Cemiyetinin metin kitabıdır. Dale Carnegie’ye göre her insan sinirlenince söz söyleyebilir. En cahil adamın suratına bir yumruk indirerek yere yuvarlarsanız, derhal ayaÄŸa kalkar, hararet ve kuvvetle ve en kudretli hatipleri hayran bırakacak ÅŸekilde derdini anlatır. Her insanda bu kudret bulunduÄŸuna göre kendine güvenen her insanın aynı kudrette söz söylemesi mümkündür.

Dale Carnegie önce söz söyleme üzerine bir kurs idare etmekle işe başladı. Bütün öğrencileri iş adamları ve çoğu otuz senedir okul yüzü görmeyen kimselerdi. Bunlar ücretleri taksitle ödüyorlardı. Çünkü alacakları neticelere bakmakta ve bu neticeleri ertesi gün iş hayatlarında uygulamak istemekteydiler.

Çetin ve sıkıcı hiç bir kurala boyun eğmeyen Carnegie tam manasıyla hakiki ve tam manasıyla etkili bir sistem oluşturmayı başardı.

Camegie’nin bir kursu bittiÄŸi zaman kursa devam edenler bir klüp kuruyorlar ve her onbeÅŸ günde bir toplantılar yapıyorlar. Filadelfiya’da 19 kiÅŸiden oluÅŸan bir grup, 17 yıldan bu tarafa ayda ikiÅŸer defa toplanmaya devam etmektedirler. Bu toplantılara katılmak için 100, 150 kilometre mesafede bulunan yerlerden gelenler bile vardı.

Harward Üniversitesi profesörlerinden Wilyam James, insanın, içinde saklı olan fikrî kudretinin ancak yüzde onunu kullanabildiğini söylerdi. Fakat Carnegie, insanları, içlerindeki bu kudreti daha fazla kullanmaya sevkederek yaşlıların terbiyesi bakımından en büyük hareketlerden birini oluşturmayı başarmıştı.

Lowell Thomas

Dale Carnegie

Oppss! Hiç yorum yapılmamış!
İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?

YORUM YAP

İsim:
Email:
Site:
Yorum: