CİNLERLE İLGİLİ MESELELER
Â
Â
Â
1 – Soru: Peygamber (sav) Efendimiz’e cinlerden iman eden olmuÅŸ mudur?
Cevap: Evet, olmuÅŸtur. Nasibin cinlerinden bir heyet Batn-ı Nahle’ye uÄŸramışlardı. Orada iken Peygamber (sav) Efendimizin okuduÄŸu Kur’an-ı Kerim ayetlerini dinlediler ve iman ettiler.
2 – Soru: Cinlerin yiyecekleri nelerdir?
Cevap: Besmele ile kesilmiÅŸ hayvanların kemikleri cinlerin yiyeceÄŸidir. Peygamber (sav) Efendimiz bu hususu açıklayan bir hadis-i ÅŸeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “Tezekle ve kemikle taharet almayın. Çünkü bunlar, cinlerden kardeÅŸlerinizin azığıdır” Cin taifesi, Peygamber (sav) Efendimiz’in duası ve mucizeleri sebebiyle, kemiÄŸi, üzerindeki eti ile; tezeÄŸi de arpa ve saman ÅŸeklinde görmekte ve ondan açlıklarını gidermektedirler.
3 – Soru: Cinlerle insanlar arasında evlilik olabilir mi?
Cevap; İki tarafın rızasına ve icap ile kabul esasına dayalı bir nikah akdi ile cin ve insan arasında evlilik cereyan edemez. Bir cinnin insana saldırması ve onu aldatması akla gelebilir. Tecavüzün vukuu, aralarında evliliğin meşru olduğunun delili olarak gösterilemez. Gerek sevgi, gerekse yiyip içmek yönünden insanlar ile cin arasında uyuşmazlık mevcuttur. Bu ayrılıklar sevginin doğmasına, evliliğin tesisine ve hele devamına mani bulunmaktadır.
4 – Soru: Cinlerde ölüm var mıdır?
Cevap: Evet, ömürleri dolunca onlar ölürler. Peygamber (sav) bir dualarında, Cenab-ı Hakk’a şöyle niyaz etmiÅŸlerdir: “Sen öyle bir Hayy’sin ki asla ölmezsin, halbuki cin ve insanlar ölürler.”
5 – Soru: Halk arasında ‘Cin baÅŸka, ÅŸeytan baÅŸka’ diye bir söz vardır. Bunun doÄŸruluk derecesi nedir?
Cevap: Cin ile şeytan, yaratıldıkları madde itibariyle birbirinden ayrı birer varlık değildirler. Aralarındaki ayrılık sadece iman edip etmemeleri itibariyle olmaktadır.
6 – Soru: Cinler, inanç yönünden insanlarda olduÄŸu gibi birçok sınıflara ayrılmakta mıdır?
Cevap: Evet, cinler önce iman etmiÅŸ olmak veya kafir olarak kalmak yönünden ikiye ayrılmaktadırlar. Kafir olanlarının müşrik olanları bulunduÄŸu gibi, İsevi ve Musevi olanları da vardır. Peygamber (sav) Efendimize iman eden Nasibin cinleri Yahudi idi. Onların iman edenlerinin ehl-i sünnet mezhebinden olanları bulunduÄŸu gibi, bid’at ehlinden olanları da mevcuttur. Bir mezhebi taklit edenlerin Hanefisi, Maliki olanı, Hanbeli ve Åžafii mezhebinden bulunanı vardır.
7 – Soru: Cinlerde ibadetle mükellefiyet var mıdır?
Cevap: Sure-i Zariyat’ın 56. Ayet-i Kerimesi, onlarda mükellefiyetin bulunduÄŸunu açıkça ortaya koymaktadır. Cenab-ı Hak, bahsi geçen Ayet-i Kerimede, “Ben cinleri de insanları da ancak bana kulluk etsinler diye yarattım” buyurmaktadır.
8 – Soru: Cinlerde Allah’a (cc) karşı sorumluluk var mıdır?
Cevap: Mükellefiyet olunca sorumluluÄŸun olacağı tabiidir. Cenab-ı Hakk bir Ayet-i Kerimede bunu şöyle açıklığa kavuÅŸturmaktadır: “Ey cin ve insan cemaati, içinizden size ayetlerimi nakleden, bu gününüzün gelip çatacağını inzar ile haber verir peygamberler gelmedi mi size?”
9 – Soru: Cinler cennete girecekler mi?
Cevap: Abdü’l-Vehhab Åžarani Hazretleri, Rahman Suresi’nin 56. Ayet-i Kerimesi ile delil getirerek, onların cennete gireceklerini ifade etmektedir.
10 – Soru: Cinler hakkında geniÅŸ bilgi verir misiniz?
Cevap: Bu hususla ilgili malumatı İslami eserlerden naklen aşağıya alıyorum:
“Cin” lafzı ile çok kere insan karşılığı bir varlık kastedilir. Bu kelimenin müfredi “Cinni”dir. Frenklerin “Genie”, Latinlerin “Genius” dedikleri de budur. (Hak Dini Kur’an Dili c. 7, s. 5381)
 Kur’an-ı Kerim tetkik olunduÄŸu zaman, cinnin yalın bir ateÅŸten hem de çok zehirli bir ateÅŸten yaratıldığı görülmektedir. “AteÅŸten yaratılmış, muhtelif ÅŸekillere girebilen cism-i latif” diye tarif edilen cin, bir Hadis-i Åžerifte şöyle açıklanmaktadır: “Melekler, nurdan; cinler, dumanı kesilmiÅŸ yalın bir ateÅŸten yaratıldı. Adem (aleyhisselam) ise, size vasf olunan (toprak) dan yaratıldı.”
AteÅŸ üç ÅŸeyi bünyesinde toplamıştır: Nur, duman ve alev. Nurun ışığı, dumanın karartısı, alevin de zarar verici bir hali vardır. AteÅŸten yaratılan cin, mahiyetindeki hususiyetlere göre, iman ve salaha; küfür ve dalalete müsait bulunmaktadır. Bu itibarla cin taifesinden mü’min olan da vardır, kafir olan da bulunmaktadır. Onların salihleri de, kötüleri de mevcuttur.
 Cinnin yaratıldığı zamana açıklık getiren bir Ayet-i Kerimede şöyle buyurulmaktadrr: “Andolsun ki biz, insanı kuru bir çamurdan suretlenmiÅŸ bir balçıktan yarattık; cânnı da daha önce çok zehirli bir ateÅŸten halk ettik.”
Cinlerin mahiyetleri cism-i latif olduÄŸu için Peygamberler ve velilerden baÅŸkası cinleri yaratıldıkları surette göremezler. Gerek cinlerde gerekse ÅŸeytanlarda yiyip içme vardır. Bu hususu sahih hadisler ortaya koymaktadır. Peygamber (sav) Efendimiz buyuruyorlar ki: “Åžeytan hiç şüphesiz, sol eli ile yer, sol eli ile içer.” Åžeytan, besmele çekmeden yemeÄŸe oturanların sofrasına sokulur ve onlarla birlikte yemeÄŸe baÅŸlar.
 Peygamber (sav) Efendimiz’e iman etmek üzere gelen Nasibin cinleri, Resul-i Ekrem (sav)’den yiyecek bir ÅŸeyin tahsisini niyaz etmiÅŸlerdi. Bu hususu açıklayan bir Hadis-i Åžerifte şöyle buyurulmaktadır: “Ben, cinlerin kemik ve tezeÄŸe uÄŸradığında onlar üzerine yiyecek bulmaları için Allah’a dua etmiÅŸtim.”, “Tezek ve kemikle taharet almayın. Çünkü bunlar, cinlerden kardeÅŸlerinizin azığıdır.”
 Cinlerde evlenme ve çoğalma vardır. Onların cism-i latif olmaları, üremelerine engel değildir.
11- Soru: Cincilik yapmak, yaptırmak doğru mudur? Cinleri toplayıp dağıtan ve gaybı bilen hoca var mıdır?
Cevap:Bu gibi iÅŸlerle meÅŸgul olmak ve yaptırmak asla doÄŸru deÄŸildir. Gaybı Allah’tan (cc) baÅŸkasının bilmesi düşünülemez.
Mehmed Emre










