Allah’ın ve İnsanın İradesi
Â
Sözlükte “seçmek, istemek, yönelmek, tercih etmek ve karar vermek” anlamlarına gelen irade terim olarak, “Allah’ın veya insanın ilgili seçeneklerden birini seçip belirlemesi, tayin ve tahsis etmesi” diye tanımlanır.
Allah’ın iradesi ezelîdir, sonsuzdur sınırsızdır, herhangi bir ÅŸeyle baÄŸlantılı deÄŸildir ve mutlaktır, insanın iradesi ise sonlu, sınırlı, zaman, mekan vb. ÅŸeylerle baÄŸlantılıdır. Evrende meydana gelen her olay ve varlık, Allah’ın tekvînî (oluÅŸumla ilgili) iradesi ile meydana gelir. Kul da Allah’ın kendisine tanıdığı sınırlar içinde fiilini seçer. Kulun fiilinde hür olması demek, hürriyetine inanması, fiili yaparken herhangi bir baskı altında olmadığını kabullenmesi demektir.
Ehl-i sünnet’in önemli iki kolu olan EÅŸ’arîler ve Matürîdîler, insanın iradesi ve bu iradenin fiildeki rolü konusunda temelde görüş birliÄŸi içinde olmuÅŸlardır. Ancak EÅŸ’arîler, Allah’ın iradesinin her ÅŸeyi kuÅŸattığını dikkate alarak, bu iradeye küllî (genel) irade adını vermiÅŸler ve böyle bir nitelendirme ile onu, kulun iradesinden ayırt etmek istemiÅŸlerdir. Matürîdîler ise, Allah’ın iradesine ilahî ve ezelî irade demiÅŸler, küllî ve cüz’î irade terimlerini kulun iradesinin iki yönünü belirtmekte kullanmışlardır. Küllî irade, Allah tarafından kula verilmiÅŸ olan, yapma veya yapmamayı tercihte aracı kabul edilen seçme yeteneÄŸidir. Cüz irade ise küllî iradenin, iki taraftan birine aktif biçimde yönelmesinden ibarettir. Matürîdîler bu sebeple cüz’î iradeye, azm-i musammem (kesinleÅŸmiÅŸ karar), ihtiyar (seçim) ve kasıt (yönelme) adını da verirler.
—————–
——————————–
—————————
Amel Defterlerinin Dağıtılması
Â
İnsanlar hesaplarının görülmesi için toplandıktan sonra, kendilerine dünyada iken yaptıkları iÅŸlerin yazılı bulunduÄŸu amel defterleri dağıtılır. Bu defterlerin mahiyeti bilinmemektedir. Onlar dünyadaki defterlere benzetilemez. Kiramen Katibîn adı verilen melekler tarafından yazılan bu defterler hakkında Kur’an’da şöyle buyurulur: “Kitap ortaya konmuÅŸtur. Suçluların onda yazılı olanlardan korkmuÅŸ olduklarını görürsün. Vay halimize derler, bu nasıl kitapmış. Küçük büyük hiçbir ÅŸey bırakmaksızın hepsini sayıp dökmüş. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuÅŸlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez” (el-Kehf 18/49).
Amel defterleri cennetliklere saÄŸdan, cehennemliklere soldan veya arkadan verilir. Defteri saÄŸdan verilenlere “ashab-ı yemin”, soldan veya arkadan verilenlere “ashab-ı ÅŸimal” adı verilir. Defterin saÄŸdan verilmesi bir müjde, soldan verilmesi ise azabın habercisidir.
———————
————————-
—————————
Ba’s (Yeniden Dirilme)
Â
“Öldükten sonra tekrar dirilmek” anlamına gelen ba’s, ahiret hayatının en önemli devrelerinden biridir. Kıyametin kopmasından sonra İsrafil (a.s.) sura ikinci defa üfürecek ve bütün canlı yaratıklar tekrar diriltileceklerdir.
Ehl-i sünnet inancına göre tekrar diriliÅŸ, hem beden hem de ruh ile olacaktır. Buna göre insan, öldükten ve çürüdükten sonra, Allah, onun bedenine ait aslî parçaları bir araya getirecek (veya benzerini yaratacak) ve ruhu buna iade edecektir. Kur’an-ı Kerîm’deki “Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri gün gelecek bir ateÅŸe sokacağız. Onların derileri piÅŸip acı duymaz hale geldikçe derilerini baÅŸka derilerle deÄŸiÅŸtiririz ki, acıyı duysunlar…” (en-Nisa 4/56) mealindeki ayet ile hesap sırasında insanın dil, el ve ayaklarının ÅŸahitlik yapacağını bildiren ayetler (en-Nur 24/24-25), yeniden diriliÅŸin, ruh-beden birlikteliÄŸi ile olacağının delilleridir.
Kur’an-ı Kerim öldükten sonra tekrar diriliÅŸi inkar edenlere karşı, yeniden dirilmenin aklen mümkün olduÄŸunu ve mutlaka meydana geleceÄŸini ısrarla vurgulamakta ve bu konuda ÅŸu delilleri ileri sürerek, bu gerçeÄŸi ispatlamakladır;
1- Bir şeyi yoktan var edenin, onu ikinci defa var etmesi öncelikle mümkündür. Bu tür ispata örnek olarak şu ayetler verilebilir:
“Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: Åžu çürümüş kemikleri kim diriltecek? diyor. De ki: Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek. Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir” (Yasîn 36/78-79).
“Ey insanlar! EÄŸer yeniden dirilmekten şüphede iseniz, ÅŸunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden (sperm), sonra alakadan (aşılanmış yumurta), sonra organları önce belirsiz, (sonra) belirlenmiÅŸ canlı et parçasından yarattık ki, size (kudretimizi) gösterelim. Ve dilediÄŸimizi belirlenmiÅŸ bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz. Sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız. Sonra güçlü çağınıza ulaÅŸmanız için (sizi büyütürüz). İçinizden kimi vefat eder. Yine içinizden kimi de ömrün en verimsiz çağına kadar götürülür, ta ki bilen bir kimse olduktan sonra bir ÅŸey bilmez hale gelsin…” (el-Hac 22/5).
2- Zor bir ÅŸeyi yaratan, kolay bir ÅŸeyi elbette yaratabilir. Göklerin ve yerin yaratılması, insanın yaratılmasından daha zordur. Gökleri ve yeri yaratıp, onları bir ÅŸeye dayanmadan uzayda tutan Allah, insanı öldükten sonra tekrar diriltmeye şüphesiz kadirdir: “Gökleri ve yeri yaratan ve bunları yaratmakla yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye de gücünün yeteceÄŸini düşünmezler mi?…” (el-Ahkaf 46/33).
Ayrıca insanın ilk yaratılışı, ikinci yaratılışına göre daha zordur. İnsanı ilkin yaratmaya kadir olan Allah, onu ikinci defa yaratmaya daha çok kadirdir: “O ilkin mahluku yaratıp sonra da tekrar diriltecek olandır ki, bu ona göre (birinciden) pek daha kolaydır…” (er-Rum 30/27).
3- Ölü bir durumda olan yeri canlandıran Allah, insanı da diriltebilir:
“…Sen yeryüzünü de ölü ve kupkuru görürsün. Fakat biz onun üzerine yaÄŸmuru indirdiÄŸimiz zaman, o harekete gelir, kabarır, her çeÅŸitten iç açıcı bitkiler verir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir. O ölüleri diriltir, yine O her ÅŸeye hakkıyla kadirdir. Kıyamet vakti de gelecektir. Bunda şüphe yoktur. Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır” (el-Hac 22/5-7).
4- Bir ÅŸeyi zıddına çeviren onu benzerine çevirebilir. Mesela suyun bol miktarda bulunduÄŸu yeÅŸil aÄŸaçtan ateÅŸin çıkması, adeta imkansız iken, ateÅŸi yeÅŸil aÄŸaçtan çıkaran Allah, insanı tekrar yaratabilir: “YeÅŸil aÄŸaçtan sizin için ateÅŸ çıkaran O’dur. İşte siz ateÅŸi ondan yakıyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaya kadir deÄŸil midir? Evet elbette kadirdir. O, her ÅŸeyi hakkıyla bilen yaratıcıdır” (Yasin 36/80-81).
Hz. Peygamber de çeÅŸitli hadislerinde, öldükten sonra tekrar diriltme konusunda bilgi vermiÅŸtir. O bir hadiste şöyle buyurmuÅŸtur: “insanın kuyruk sokumu kemiÄŸi dışındaki her ÅŸeyi, ölümünden sonra çürüyüp yok olacaktır. Kıyamet günü tekrar diriltme bu çürümeyen parçadan olacaktır” (Buharî, “Tefsîr”, 39/3; Müslim, “Fiten”, 141, 142). Yine bu konudaki hadislerde kıyamet gününde bütün insanların diriltileceÄŸi, kabirden de ilk defa Hz. Muhammed’in kalkacağı bildirilmektedir (Buharî, “Tefsîr”, 39/3; İbn Mace, “Cenaiz”, 58). Hz. Peygamber bir hadislerinde, insanların diriltilirken ilk yaratılışlarındaki gibi olacaklarını haber vermiÅŸ (Buharî, “Rikak”, 45; Müslim, “Cennet”, 55-59), bir baÅŸka hadiste de “Her kul, öldüğü hal üzere diriltilir” buyurmuÅŸtur (Müslim, “Cennet”, 83).










