6. İnsanlara Başarının Yolunu Göstermek
Â
ve at terbiyecisi Pete Barlow hayatını sirk ve vodvillerde gezerek geçirmişti. Onun yeni numaraları öğretmek için köpeklerine ders vermesini seyretmek ilginç bir manzaraydı. Köpek küçük bir başarı gösterse bile Pete onun sırtını okşar, sever, et verirdi.
Bütün hayvan terbiyecileri yıllardır aynı tekniği kullanmaktadırlar. Çalıştırdığımız işçilere karşı aynı tekniği neden kullanmıyoruz. Neden onları azarlayacağımıza tatlı sözler söylemiyoruz. Küçük başarılarını bile övme-liyiz. Çünkü bu sayede onlara ilerlemeleri için teşvik etmiş oluruz.
Yıllar önce Londra’da yaÅŸayan bir genç yazar olmayı düşünmüştü. Ama herÅŸey aleyhineydi. Okula ancak dört yıl gidebilmiÅŸti. Babası borcunu ödeyemediÄŸi için hapse atılmıştı. Farelerle dolu bir ortamda boya ÅŸiÅŸelerine etiket yapıştırarak para kazanıyordu. Geceleri tavan aralarında yatıyordu. Yazı yazamayacak kadar mahrum olduÄŸuna inanıyordu, ilk yazısını gecenin karanlığında kimsenin onu göremeyeceÄŸine inandığı bir zamanda posta kutusuna bırakmıştı. Yazdığı her hikaye reddediliyordu. Nihayet bir gün bir eseri kabul edildi. Gerçi kendisine para verilmemiÅŸti. Ama bir yayıncı onun bu yazısını kabul etmiÅŸti. O kadar sevinmiÅŸti ki, gözlen yaÅŸarmıştı.
Bir tek hikayesinin kabul edilmesi, bu gencin bütün hayatını değiştirdi. Bu takdiri kazanmamış olsaydı, belki de bütün hayatını iarelerle dolu bir ortamda geçirecekti. Bu gencin ismini duymuş olmalısınız. Adı Charles Dickens idi.
1922′de bir genç Kaliforniya’da çalışıyordu ve pazar günleri kilise korosunda ÅŸarkı söyler, araÅŸ ıra evlenme törenlerinde ÅŸarkı söyleyerek 5 dolar alırdı. Durumu çok kötüydü. BaÄŸdaki bir kulübede oturuyor ve buraya ayda 12.5 dolar veriyordu. Kirayı veremediÄŸi için baÄŸda çalışarak kirayı ödemeye çalışıyordu. Hayattan ümidini kesmiÅŸti. Åžarkıcılığı bırakıp bir ÅŸirket adına satıcılığa baÅŸlayacaktı. Tam bu sırada Rupert Hughes ile karşılaÅŸtı ve Hughes ona:
- Sende güzel bir ses var! New York’ta çalışmalısın, demiÅŸti.
Bu genç bu küçük takdirin hayatında bir dönüm noktası olduÄŸunu söyledi. Çünkü bu teÅŸvik sayesinde kendisini toparlamış, biraz borç para bularak Ne w York’a gitmiÅŸti. Ondan bahsedildiÄŸini duymuÅŸsunuzdur. Adı Lawrence Tibbett.
Konuştuğumuz insanların içlerindeki gizli hazineleri bulup ortaya çıkarmak, onlara ilham vermek her zaman mümkündür. Bu türlü davranış insanları değiştirmekle kalmaz, onların yeni insanlar olmalarını sağlar.
Harward profesörlerinden William James diyor ki:
“Biz ancak uyku ile uyanıklık arasındayız. Fiziki ve fikri kaynaklarımızın pek azından yararlanıyoruz. Her insan hudutlarının çok gerisinde yaşıyor. Ve birçok kuvvetini kullanmıyor.”
Bunun için başkalarını överek onların bu gizli kuvvetlerini kullanmalarını sağlamalıyız.
Başkalarını üzmeden değiştirmenin altıncı yolu şudur:
Her insanda gördüğünüz en küçük gelişmeyi takdir ediniz! Ve bunu samimi hır şekilde yapınız!
Dale Carnegie










